Lazer Tedavisi

Lazer Tedavisi

LASER, uyarılmış radyasyon yayılımı ile ışığın güçlendirilmesi anlamına gelmektedir ve güçlendirilen bu ışık tıp alanında tedavi amaçlı olarak kullanılmaktadır.  Işıkla tedavinin kökeni eski Yunan′a  kadar uzanmaktadır, o dönemde güneş ışığı tedavi amaçlı kullanılabiliyordu. 1890’larda ise deri tüberkülozunun tedavisinde ultraviole ışığının destrüktif etkisinden faydalanılıyordu .  Lazer tedavisi dokularda anlamlı ısı artışı oluşturmayacak kadar düşük dozlarda çeşitli yumuşak doku hastalıklarında, yara iyileşmesinde ve nöropatilerde anlamlı iyileşmeler oluşturabilmektedir. Son yıllarda lazer tedavisine ilgi giderek artmaktadır.  Ancak etkinliği konusunda çelişkili sonuçlar bulunmaktadır.
Düşük enerjili lazer tedavisiyle ilişkili diğer bir önemli noktada etkilerinin doza bağımlı olmasıdır. Antiinflamatuar etkisinin biomodülator etkiyle karşılaştırıldığında daha yüksek dozlarda oluştuğu saptanmıştır.  Ancak ilginç bir şekilde  düşük enejili lazer tedavisinin çok yüksek dozlarda (>100 mW/cm²) fibroblast aktivitesi ve kollajen üretimi üzerinde inhibe edici etkisi vardır.  Bütün bu bulgular dozun ve tedavi protokolünün önemini arttırmıştır.
Lazerin ağrı üzerinde nasıl etki ettiğine ilişkin mekanizmalar halen net değildir. Ancak araştırıcılar tarafından günümüze dek çeşitli mekanizmalar öne sürülmüştür.  Anormal kasılmış kas lifleri depolarize ve repolarize olmakta, kas arteriollerindeki spazm azalarak  reaktif vazodilatasyon olmakta ve mitokondrilerin uyarılmasıyla transport ve metabolik proçeslerde değişiklikler meydana gelmektedir. ATP oluşumuyla enerji proçesi aktive edilmektedir. Kapı kontrol teorisi ve endorfinlerin artışı da analjezik etki konusundaki diğer teorilerdir. Nöronal aktiviteyi düzenleyerek analjezik etki yaptığına dair çalışmalar da mevcuttur .
Biostimulan etki canlı organizmanın kendi kendini tamir ve tedavi yeteneğinin uyarılmasıdır. Lazerin etkisiyle hücre zarının geçirgenliği artmakta ve hücre metobolizması hızlanmaktadır.Hayvanlar üzerinde yapılan deneysel çalışmalarda, düşük yoğunluktaki lazer enerjisi ile fibroblast veya kollajen fibrillerinin yapısında herhangi bir değişiklik olmaksızın, tendonlardaki total kollajen miktarında artış ile birlikte tendonun dayanma gücünün arttığı gösterilmiştir.
Endikasyonları

  • Yara iyileşmesi
  • Yanıklar
  • Deri ülserleri
  • Çeşitli kas-iskelet sistemi hastalıkları ƒ
  • Fibromiyalji/Miyofasial ağrı sendromu ƒ
  • Lateral- medial epikondilit ƒ
  • Sprain ve strainler ƒ
  • Karpal tünel sendromu ƒ
  • Artritler ƒ
  • Yumuşak doku yaralanmaları
  • Kronik ağrının giderilmesi

Kontrendikasyonları
Hücre stimülasyonu yaparak tümörün büyümesine veya metastazlara neden olabileceği için kanserli hastalara uygulanmaz. Endokrin bezlerde hipersekresyon oluşturabileceğinden trioid bezi etrafınada ki bölgeye uygulamadan kaçınılır. Lazer ışınlarına en duyarlı organ gözdür. Kornea’ya direk uygulanmamalıdır. Tedaviler sırasında hasta ve terapist koruyucu gözlük kullanmalıdır. Gebelikte fetal dokular üzerinde hasar oluşturduğuna dair kanıt olmamakla birlikte gebelerde uygulama yapılmaması önerilmektedir.

6.721 kere okundu

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*